Geçtiğimiz aylarda anı defterime yazdığım bir cümle: "Mayıs 2026. Artık bir Jane Austen fanıyım."
Normalde _Gurur ve Önyargı_ benzeri kitaplar okumuyorum. Belki de bir hata yapıyor olduğumu düşünmeye başladım. Anonim bir internet yorumcusunun kitapla ilgili sözleri ("birbirinin evine gidip duran bir grup insandan ibaret"), önyargımı gayet iyi özetliyordu. Kitabı [[Kuzgun Okuma Grubu - Lise|lise Kuzgun Okuma Grubu]]'nun listesine dahil etmiştim, onlar da okumak için seçmişlerdi. Başlamadan önceki tek niyetim büyük bir klasiğin ne hakkında olduğunu anlamaktı.
En sonunda, kitabı yoğun coşku ve hafiflik hisleriyle, alkışlarla kapattım.
"Edebiyatın büyüsü" olarak niteleyebileceğimiz bir durum yaşadığımı düşünüyorum. Normal şartlarda, 19. yüzyılın başlarında, İngiltere'nin zengin aileleri arasında gerçekleşen bir aşk hikayesi neden ilgimi çeksin? O dönemin şartları, sosyal normları, sınıflar arasındaki değişkenlik ve sabitlik gibi birçok konuyu hiç mi hiç merak etmiyordum. Kitabın başlarında sürekli "eee bize ne bundan?" sorusunu sorarak başladığım deneyim, ortalara doğru değişmeye başladı. "Sonra o ne demiş?" ya da "hah bakalım şimdi ne yapacak?" ya da "kaçsın kurtarsın ya kendini!" gibi yorumlarla devam eden sürecim, sonlara doğru artık iyice hevesli bir hale dönüştü. Elizabeth'i hayatımda gerçek bir kişi olarak istiyor, Darcy'yi kendime benzetiyor, kızım olsa Mr. Bennet gibi bir baba olma hayalleri kuruyordum. Darcy'nin mektubunu gözlerimi büyüterek, ellerim ağzımda okudum. 15 yaşındaki Ediz'in anlamakta, şu anki Ediz'in de ona açıklamakta zorlanacağı bir okuma deneyimi oldu. (Zaten bu aralar kendisini çok hayal kırıklığına uğratıyorum!)
![[2026-09-05-rex-whistler-pp2.jpg]]
Ben bu alana çok geç geldiğim için farkında değilmişim; meğer birçok arkadaşım zaten Jane Austen hayranıymış. Bunun farkına varmak çok güzeldi.
Tabii ki hemen _Gurur ve Önyargı_'nın ekrandaki uyarlamalarını izledim. 2005 yapımı, Keira Knightley'in oynadığı film gayet güzel olsa da, haliyle kısa sürede kitapta olanların zenginliğini yansıtamıyor ve olaylar aceleye gelmiş gibi hissediliyor. Bence Elizabeth karakteri de olmamış bu filmde. 1995 yapımı altı bölümlük mini dizi beni daha çok tatmin etti. Dekorlar, kostümler, sinematografi ve müziklerin pek iddialı olmaması seyir zevkini biraz düşürüyor, ama bana sorarsanız hem Darcy hem de Elizabeth karakterleri romana daha yakın ve daha etkileyici.
Bendeki Penguin baskısının ön sözünde kitabın feminist literatürdeki yeri konusunda da oldukça ilginç yorumlar buldum. Elizabeth Bennet'in sosyal baskılara boyun eğmemesi, kendisine biçilen rolden ziyade değerli gördüğü amaçların peşine düşmesi ve sivri dili bana oldukça feminist bir metin olduğunu hissettirmişti. Yaşadığı dönemin normlarına göre çok kuvvetli bir kadın karakterle karşılaşıyoruz. Önsözü yazan Vivien Jones'un dikkat çektiği bir nokta, kitabın o dönemki muhafazakar romanlarla aynı sonu paylaşması. Elizabeth'in zaferi evlilikten, aile kurmaktan ve kendisinden daha zengin yakışıklı bir koca bulmaktan oluşuyor. Böyle bir son da o dönemde yazan Mary Wollstonecraft gibi feminist yazarların kadınlar için hayal etmeye başladıkları hayattan çok farklı. Yani _Gurur ve Önyargı_'nın feminist literatüre üyeliğiyle ilgili olumlu bir argüman olduğu gibi olumsuz bir argüman da var. Feminist bir romanın amacının ne olması gerektiği, tahmin ettiğimden de zor bir soruymuş.
İki şey içimde kaldı. Romantik kurgu türünde daha fazla okumuş olmak ve bu alan içinde kitabı daha iyi konumlandırabilmek isterdim. İkincisi, kitaptan pek keyif alamayan erkek öğrencilerime, onların yaşlarında aynı tepkiyi verecek ama şu an kırklarında olan bir erkeğin bu kitapta ne bulduğunu daha iyi açıklamış olabilmek isterdim.
[[Kuzgun Okuma Grubu - Lise|Kuzgun Okuma Grubu'nda]] bu deneyimi paylaştığım öğrencilerim Nisan, Deniz, Noyan, Bora ve Ece'ye çok teşekkür ederim.