Arkadaşımıza "kuşları kovalarken yere düşen fil yavrusu" videosunu gönderdiğimizde, aslında kültürel bir ürünün kopyalanmasına aracılık ediyoruz. Üniversitelerde hocalar, öğrencilere bilimsel fikirlerden bahsediyor, bu fikirleri yayıyorlar. Youtube'a yemek tarifi yükleyen kişi, kültürel aktarımda küçük de olsa bir rol oynuyor. Bazı pratikler ve fikirler binlerce yıldır insandan insana, nesilden nesile kopyalanıyor.
Bu şekilde kopyalanarak aktarılabilen her türlü kültürel birime **mem** diyebiliriz. Richard Dawkins 1976'da yayınlanan _Gen Bencildir_ kitabında, genlerle paralel olarak düşünebileceğimiz kültürel birimlerden bahsetmişti. Bunlara "mem" ismini verip aynı genetik gibi, "memetik" isminde bir bilim dalını önermişti. Bu fikir pek tutmadı ama mem kelimesi "internet memleri" olarak hayatımıza girdi.
Aynı genler gibi, memler de değişime (mutasyona) uğrayabilir ve kopyalarını oluşturabilirler. Yayılma rekabeti içinde başarılı olup tüm dünyaya yayılabilir ya da yok olup gidebilirler. Genleri biyolojik bilginin aktarım aracı olarak düşünürsek, memleri de kültürel bilginin aktarım aracı olarak anlayabiliriz. Örneğin Platon'un Mağara Alegorisi bir memdir. Manifest'in yeni şarkısı da öyle. İkisinin de farklı sebeplerden, kopyalanmalarına neden olan özellikleri var.
Peki ya bu fikrin tam tersini düşünürsek? Memler kopyalanmaya yatkınsa, **antimemler** kopyalanmaya dirençli bilgiler ya da kültürel ürünler olarak düşünülebilir. Banka hesabınızın şifresini paylaşmaz ve bir yere not etmezsiniz. Nükleer silah üretme bilgisine sahip olanlar, bunu her yerde paylaşmak istemezler. Gördüğümüz rüyaları hızla unutmaya başlarız, aklımızda kalan kısımları da başkasına aktarmak zordur. Antimemler, bilinçli ya da bilinçsiz şekillerde, kendi kendilerini sansürleyen fikirlerdir.
Peki ya insanlığa zararlı, kötü niyetli antimemler varsa? Bu soru, SCP evreninde yazılmış en ilginç hikaye serilerinden birinin temelini oluşturuyor. SCP wiki'sinde "qntm" rumuzuyla yazdığı hikayeleri kitaplaştıran Sam Hughes, _There Is No Antimemetics Division_ ile son yılların en ilginç bilimkurgu eserlerinden birine imza atmış.
Hızla hafızamızdan silinen ve hakkında not tutmayı beceremediğimiz varlıklara karşı kendimizi nasıl koruyabiliriz? Tüm insanlığı ilgilendiren bir mücadeleyi, kayıt oluşturamadan, aklımızda tutamadan ve başkalarıyla paylaşamadan nasıl sürdürebiliriz? Varlığını hatırlayamadığımız bir savaşı kazanmamız mümkün mü?
Antimemetik Birimi'ne hoş geldiniz. Bugün birimdeki ilk gününüz değil.
![[2026-06-05-there-is-no-antimemetics-division.jpg|300]]
Son zamanlarda karşılaştığım en düşündürücü kitaplardan biri. Karakter gelişimi ya da katmanlı psikolojik analizler yerine, huzursuz edici bir fikrin uçlara çekildiği bir anlatı sunuyor. Fikirler üzerine spekülatif kurgu okumayı sevenler için umarım bir an önce Türkçe'ye çevrilir.